logotype
11 Ara     Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun Spora Bakışı Çevresinde

altTakdim

Bu makalenin esas gayesi Mütefekkir Salih Mirzebeyoğlu’nun spora bakışını ortaya koymak ve kritik etmektir. Malûm olduğu üzere, Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu İBDA fikriyatının kurucusudur. Yine malûm olduğu üzere, İBDA fikriyatı Üstad Necip Fazıl’ın örgüleştirdiği “Büyük Doğu ideali”ne nisbetle ortaya konmuş bir fikir sistemi veya hareketidir. Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu, Üstad Necip Fazıl’la kendisi arasındaki fikri münasebeti Sokrat ile Eflatun arasındaki fikri beraberlik veya bütünlükten mülhem, “bir ayniyetin iki kanadı” şeklinde tavsif eder. İBDA fikriyatı veya hareket sistemini ise “yürüyen Büyük Doğu” olarak mühürler. Bu mevzuuda Salih Mirzabeyoğlu’nun Necip Fazıl’la Başbaşa[1] isimli eseri çok özel bir yere sahiptir. Bu eser hakkında Üstad Necip Fazıl, “hakkımda yazılmış tek harika kitap”[2], demiştir.

“İBDA, yürüyen Büyük Doğu’dur.” Büyük Doğu ise, “İslâmiyetin emir subaylığı”dır.[3] Bu makalenin diğer bir gayesi de, “İslâma Muhatap Anlayış davasını örgüleştiren Büyük Doğu-İBDA ruh ve fikir sistemi”nin muradına denk düşen bir çerçevede, yeni bir spor anlayışı veya ahlâkının gündeme gelmesi veya getirilmesidir.

 
 
26 Tem     Şike Vesilesi İle...

Spor bir tür oyundur. Oyunun daha spesifik ve katı kurallara bağlanmış hâlidir. Oyun ise baştan sona taklittir. Hayatın taklidi olduğu üzerinde değerlendirmeler muhtelif. Meselâ çocuk, hayata oyun oynayarak hazırlanır. Diğer taraftan, taklid, tahkik için gereklidir. Değilmi ki, “taklid olmadan tahkik olmaz.” Bu çerçevede;

 
   
29 Haz     "Varlık" Ekseninde Beden ve Spora Fenomenolojik Bakış

Dünyada çok az şey, insan bedeni kadar ilgi odağı olmuştur. Bu ilgi odağının temelinde daha çok, “bedene sahip olmak” isteği olduğu söylenebilir. Bu isteğin temelinde ise, büyük ölçüde, nefse, dolayısıyla da eşya ve hadiselere hâkim olmak zarureti/hakikati vardır. Bizce “bedene sahip olmak” çabası, “hakikatin hakikati”ne sımsıkı bağlı İslâmî bir dünya görüşü zaviyesinden ele alınmalıdır. Aksi takdirde, “bedene esir olmak” gibi büyük bir handikab ile karşı karşıya kalınır ki, narsizm, yâni “bedenin putlaştırılması” esprisi de büyük ölçüde, vasıtanın gayeleştirilmesine yol veren böyle bir nisbetsizlik ürünüdür. Spor dünyasında bunun en bariz örneği atletizm, jimlastik, futbol ve vücut geliştirme (bady bulding) sporlarında yaşanmaktadır.

 
   
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 9